Çatışma yönetimi

İletişimİşe Alma

Bir kurumda çatışmanın belirtilerini anlamak için o kurumu çok dikkatle incelemenize bile gerek yoktur. İş yerinde çatışma her yıl milyonlarca liraya mal olmaktadır. Bu da, düşürülebilen en büyük maliyet olarak değerlendirilmektedir; ancak çok az kişi çatışmayla nasıl başa çıkacağını bilir.

İnternette çatışma maliyetiyle ilgili hızlı bir araştırma yaptığınızda, sayfalarca sonuçla karşılaşırsınız; buna rağmen çok az kişi çalışma ortamında yaşanan çatışmaları nasıl çözeceğini bilir. 

Forbes tarafından yayınlanan son makaleye göre, 'kurumlardaki problemlerin yüzde 60-80'i çalışanlar arasındaki çatışmalardan kaynaklanmaktadır.'  Çalışma Ortamı Çatışmaları Araştırmaları Raporuna göre (İngiltere) iş yerindeki şikayetlerin % 40'ı kişiler arası ilişkilerden ortaya çıkmaktadır.

Aşağıda aynı araştırmadan bir başka şaşırtıcı istatistiği göreceksiniz:

Yöneticilerin %55'i çatışmayı kendi sorumlulukları altında görmemektedir. Bu noktadan ele alındığında çatışma kimin sorumluluğundadır? Bu gibi konularda genellikle İnsan Kaynaklarının kapısı çalınmaktadır.

Forbes

Elbette çatışmanın başarılı bir şekilde çözülmesi hepimizin sorumluluğu altındadır; ancak bu durum birçoğumuz tarafından göz ardı edilen ve önemsenmeyen bir durum olarak değerlendirilmektedir. 

Fakat çatışma, bir türlü önleyemediğimiz bir konudur.  Aslında çatışma farklı kişilerin farklı fikirlerinden kaynaklanmaktadır. Örneğin tartışma esnasında genellikle kendi fikirlerimizi savunma eğilimi gösteririz. 

Çatışmayı çözmenin ilk aşaması, öncelikle çatışmanın var olduğunu kabul etmek ve çatışmayı tanımaktır. Bu aşamada çatışma yönetimi tekniklerinin bilinmesi gerekmektedir – eğer bu teknikler bize küçükken öğretilseydi, tıpkı yetişkinler gibi bir çok sıkıntıyla karşılaşabilirdik. 

Kendi kariyerimizde bir kaç yıl geçirdikten sonra bir çok teknik beceri kazanırız ancak karşılaştığımız çatışmayı etkin bir şekilde nasıl çözeceğimizi bir türlü öğrenemeyiz.  Hatta bu çatışmaları, karşımızdakini dinlemeyerek, kendi görüşlerimizi savunarak, agresif ya da mağdur bir role bürünerek; tıpkı küçüklüğümüzde olduğu gibi çözmeye çalışırız.  

Çatışma yönetimi teknikleri 

Yetişkinler olarak, özellikle çalışma ortamında uygun bir şekilde davranmamız beklenmektedir. Bu da, kendinden emin, dengeli ve eşit bir şekilde davranmayı gerektirmektedir. Örneğin, agresif 'Ben senden daha önemliyim'; pasif 'Sen benden daha önemlisin';  dengeli ise 'Her ikimiz de eşit derecede önemliyiz' anlamına gelmektedir. 

Dengeli ve kendinden emin olmak, içinde bulunulan durumun sizin üzerinizdeki etkilerini ılımlı bir şekilde ifade etmeyi gerektirmekle beraber; aynı zamanda diğer kişiye konuşma fırsatı tanımanızı da gerektirmektedir. 

Kendinizi ifade etmeden önce, vereceğiniz cevapları hazırlamanız, olası senaryoları gözden geçirmeniz ve zihninizi temizlemeniz gerekmektedir. 

Nasıl:

İş arkadaşınızla bir çatışmayı çözmeniz gerekmektedir. Peki bunu nasıl yaparsınız?

Öncelikle, hazırlık yapmalısınız. Yazın: Gördüklerinizi ve duyduklarınızı tıpkı bir film izlermiş gibi yazın. Sergilenen eylemleri, söylenen sözleri, tanımlayın. Bunlara herhangi bir anlam yüklemeyin. Yazdıklarınızı okuyun ve kendinize herhangi bir varsayımda bulunup bulunmadığınızı sorun: Bunu beni sinir etmek için mi söyledi? Peki bu doğru mu? Bunu nerden biliyorsun? Belki de o da geçmişte seninle bir diyalog yaşamış ve senin konuşmaların da onu kızdırmıştır? O senin hakkında nasıl varsayımlarda bulunuyor? 

Her bir olayı ayrı ayrı değerlendirin ve aynı sorunu daha önce yaşamadıysanız geçmişten bahsetmeyin. İnsanlar genellikle kendilerini 'daha iyi' bir kişi olarak sunmak için olayları abartma alışkanlığına sahiptir. 'Her zaman' ve 'asla' gibi sözcükleri söylemek çok doğru değildir ve bu nedenle bireyler asıl çatışma yaşadığınız konudan uzaklaşıp başka şeyleri de gündeme getirebilir. 

Olun:

Esnek olun  – açık görüşlü olun ve sorgulayıcı bir zihinle hareket edin
İyi bir dinleyici olun – karşınızdaki kişiyi anlama niyetiyle dinleyin
Yargılayıcı olmayın – sizi yargılamalarını istemiyorsanız, diğer bireyleri düşüncelerinden dolayı yargılamayınız. Neler hissettiğinizi kontrol edin ve 'şuna ihtiyacın var' ya da 'bu çok komik' gibi ifadeler kullanmayın
Çözüm odaklı olun – mevcut konuyu çözmeye odaklanın
Sorgulayıcı olun – sorunu ve çözümü sorgulayın, düşünmeyi gerektiren açık uçlu sorular sorun. 'kim', 'ne', 'nerede', 'ne zaman' ve 'nasıl' gibi sorularla başlayın

Kaçının:

'neden' sorusunu sormaktan kaçının – kulağa suçlayıcı gelir
Cevap için bekleyin ve:
Yargılamaktan kaçının –  dinleyen yüzünüz sizce nasıl görünüyor? Negatif tepkilerinizin görünmesine izin veriyor musunuz?
Konuşan kişinin anlaşıldığını hissetmesini sağlamak için konuyu ara ara özetleyin.

Birlikte bir çözüm bulun ve bu çözüm ilk etapta bir işe yaramazsa konunun arkasını bırakmayın – diğer kişi yetişkin-yetişkin konuşması için hazır olmayabilir; eğer siz lider rolünü üstleniyorsanız, sizi takip etmesini sağlayın.

Zaman konusunda sıkıntı yaşıyorsanız, bir arkadaşınızla pratik yapabilirsiniz!

Bültenimizi indirin

Ücretsiz bültenimizle zor olduğunu düşündüğünüz görüşmeleri kolayca yapabilirsiniz.

Bültenimizi indirin

Ücretsiz bültenimizle zor olduğunu düşündüğünüz görüşmeleri kolayca yapabilirsiniz.